Burhanettin Duran, Türkiye’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından birinin temsilcisi olarak, Suriyeli mültecilerin haklı mücadelesine olan desteğini açıkça ifade etti. Uzun yıllardır süren iç savaş, milyonlarca Suriyeliyi evlerinden etmiş ve bu insanlar Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Duran, bu sürecin sadece insani bir krize dönüşmekle kalmayıp, uluslararası ilişkilerin de önemli bir parçası haline geldiğine dikkat çekti. Suriyeli kardeşlerimizin yaşadığı zorluklar, uluslararası toplumun ortak bir çözüm bulmasını zorunlu kılıyor.
Suriyeli mültecilerin yaşadığı en büyük zorluklardan biri, barınma ve entegrasyon süreçleridir. Birçok mülteci, Türkiye'de geçici koruma statüsüyle yaşamakta ancak bunun yanında sosyal, ekonomik ve psikolojik sorunlarla da başa çıkmak zorundadır. Bu durum, sadece bireysel değil, toplumsal bir kriz halini almış durumda. Duran, Suriyeli kardeşlerimizin yüz yüze kaldığı bu zorlukların aşılması için ülke içinde dayanışma ve yardımseverliğin artırılması gerektiğinin altını çizdi. "Hepimiz insanız ve ortak bir mücadele veriyoruz. Bu mücadelenin içinde olmak, bizim için bir zorunluluktur” dedi.
Burhanettin Duran, Türkiye'nin uluslararası alanda Suriyelilere destek olma konusundaki rolünü de ele aldı. Türkiye, Suriyeli mültecilere en fazla ev sahipliği yapan ülkelerden biri olarak, dünya genelinde söz konusu mülteci krizinin çözümünde önemli bir aktör haline gelmiştir. Duran, “Türkiye'nin sadece bir daha fazla mülteci kabul etmekle kalmayıp, aynı zamanda kalıcı çözümler üretme noktasında da sorumluluğunun bulunduğunu” ifade etti. Bu süreçte uluslararası toplumun da üzerine düşeni yapması, mülteci sorununu daha sürdürülebilir bir hale getirmenin anahtarıdır.
Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olmanın sadece bir insani görev değil, aynı zamanda uluslararası barış ve istikrar için de bir gereklilik olduğunu ifade eden Duran, bu sürecin devamlılığının sağlanabilmesi için hem devlete hem de bireylere görev düşmekte olduğuna dikkat çekti. "Suriyeli mültecilerin entegrasyonu ve toplumsal hayata katılımlarının sağlanması, sadece onların hayatını değil, ülkenin geleceğini de güvence altına alacaktır” dedi. Bu bağlamda yapılacak her türlü destek, Türkiye’nin aynı zamanda global bir meseleyi sahiplenmesini sağlamaktadır.
Sonuç olarak, Burhanettin Duran’ın bu açıklamaları, Türkiye’nin Suriyeli mültecilere karşı olan tutumunu ve uluslararası dayanışmanın önemini yeniden gözler önüne serdi. Suriyeli kardeşlerimizin yaşadığı zorlukların farkında olmak, hepimizin insani bir sorumluluğudur. Bu mücadelede seslerini duyurmak ve haklarını savunmak için gereken desteği vermek, hem ulusal hem de uluslararası topluluklar olarak üzerimize düşen bir görevdir. Duran’ın çağrısı, bu konuda herkesin üzerine düşeni yapmasının ve insanlık adına sorumluluk almasının bir gerekliliğini gözler önüne sermektedir.